SP’li Karaduman: Türkiye’yi AK Parti ile FETÖ’nün bu gayri meşru ilişkileri, yani yasak aşkları bu hale getirdi

Saadet Partisi (SP) Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman, “15 Temmuz akşamı iki batılın çatışmasını seyrettik biz bu ülkede” sözlerinden sonra AKP’lilerin hedefi olan İstanbul Milletvekili Cihangir İslam’ın tam arkasında durduklarını söyledi.

“15 Temmuz’un görülmesi gereken iki yönü vardır. Bir halkın 15 Temmuz’u vardır, bir de Ak Parti’nin 15 Temmuz’u vardır” diyen Karaduman, “Türkiye’yi AK Parti ile FETÖ’nün bu gayri meşru ilişkileri, yani yasak aşkları bu hale getirdi” şeklinde konuştu.

15 Temmuz gecesi sonrasında gelişen süreç de siyasi iktidarın kendi koltuğunu, makamını, sarayını korumaya çalıştığı bir süreç olduğunu belirten Karaduman, “Allah muhafaza 15 Temmuz hadisesi gerçekleşmiş olsaydı; bugün siyasi iktidarın kanatları altında olan yönetici zevatın tamamı FETÖ’nün şemsiyesi altında olacaktı” dedi. 

 Karaduman sözlerinin devamında, “11 Eylül nasıl ki; Amerika’nın işgallerinin meşruiyetini oluşturduysa 15 Temmuz da AK Partinin hukuksuzluklarının meşruiyeti için kullanıyor” değerlendirmesinde bulundu.

TBMM’de bir basın toplantısı düzenleyen Karaduman, Saadet Partisi ve Cihangir İslam’ın FETÖ’cü olmakla suçlandığı süreci hayretle izlediklerini belirtti ve şu açıklamaları yaptı:

Geçtiğimiz günlerde ifade ettiğimiz üzere, 15 Temmuz’un siyasi ve ekonomik ayağının araştırılması ile alakalı teklif, Ak Parti ve yandaşlarının oylarıyla reddedilmiş olundu. FETÖ’nün işbirlikçilerinin teşhir edilmesi, kimler, niçin rahatsız etmektedir? Bir yolsuzluğun araştırılmasından ancak ve ancak bir hırsız korku duyacaktır. Yani o hırsızlığı gerçekleştiren kişi bundan korku duyacaktır.

Biz biliyoruz ki 15 Temmuz gecesi, bu kalkışmaya cüret eden örgüt, 16 yıldır AK Parti’nin büyütüp beslediği bir yapıdır. Bu girişim; Ak Parti’nin yargının en kritik noktalarına atamasını yaptığı bir örgüt tarafından gerçekleştirildi. Ne istedilerse verdiklerini itiraf ettikleri bir örgüt tarafından gerçekleştirildi. Memleketi parsel parsel bölüştükleri bir örgüt tarafından gerçekleştirildi. Sonuç olarak Ak Parti ve bu ülkeyi yönetenler, bu önergeyi kendi günahları ortaya çıkmasın diye reddetmişlerdir.

Yani 15 Temmuz’u, 11 Eylül’ün ABD’ye yaradığı gibi Allah’ın bir ‘lütfu’ olarak gördükleri için ve bunu bu şekilde kullandıkları için bu önergeyi reddetmiş oldular. Bunun üzerinden yürütülen bütün haksızlıklar, muhalefetin susturulması, muhalif her dile pranga vurulmaya çalışılması, 15 Temmuz açısından iktidar için Allah’ın bir lütfu olarak görüldü ne yazık ki.

Şimdi bütün bunlar bu haldeyken, ülkeyi bu örgüte neredeyse teslim etme noktasına gelmişken, siyasi iktidarın kendi içerisinde bakanlarından ve ataması yapılan büyükelçilerinden, kardeşi tescilli FETÖ’cü olanların bakan olduğu, büyükelçi olduğu bir ülkede İstanbul Milletvekilimizin sözleri üzerinden bir kampanya yürütmeye çalışıyorlar. Saadet Partisi’nin ve Milli Görüş Hareketinin bir temsilcisi olarak İstanbul Milletvekilimiz Nazır Cihangir İslam Bey’in sözlerinin tam olarak arkasında durduğumuzu, tam olarak önünde bulunduğumuzu ifade etmek istiyorum.

15 Temmuz’un görülmesi gereken iki yönü vardır: Bir halkın 15 Temmuz’u vardır, bir de Ak Parti’nin 15 Temmuz’u vardır. Halk, 15 Temmuz gecesinde milli iradeyi koruyabilmek, millet iradesini koruyabilmek, demokrasinin tahakküm ya da vesayet altına alınmaması için sokağa indi ve gereken her türlü mücadeleyi bedeller ödemek suretiyle ortaya koydu. Ama 15 Temmuz gecesi de sonrasında gelişen süreç de siyasi iktidarın kendi koltuğunu, kendi makamını, kendi iktidarını ve sonuç olarak kendi sarayını korumaya çalıştığı bir süreç oldu. Düne kadar FETÖ’yü biberonla besleyenlerin, bugün İstanbul Milletvekilimizle alakalı en ufak bir sözü söylemeye hadleri de hakları da yoktur.

“AKP’Lİ VEKİLLERİN EKSERİYETİ FETÖ’NÜN KANATLARI ALTINA GİRECEKTİ”

Allah muhafaza 15 Temmuz hadisesi gerçekleşmiş olsaydı; bugün siyasi iktidarın kanatları altında olan yönetici zevatın tamamı FETÖ’nün şemsiyesi altında olacaktı.

İktidarın kendi yalakalarıyla beraber, kendi yardakçılarıyla beraber, kendi işbirlikçileriyle beraber ülkeyi getirdikleri durum ortada.

Bakın net ifade ediyorum; Allah muhafaza 15 Temmuz gecesi istenilen o kalkışma gerçekleşseydi, bugün bu ülkeyi yönetenlerin ekseriyeti ya da parlamentoda olan Ak Parti milletvekillerinin ekseriyeti, FETÖ’nün kanatları ve şemsiyesi altına girecekti. Çünkü bu ekseriyet ülkeyi yöneten zihniyetin iyi olmasından dolayı değil, güçlü olmasından dolayı şu anda iktidardan yanadırlar.

Güce karşı direneceğiz ve Ak Parti’nin FETÖ ile olan memnu aşkını her yerde ama her yerde ispat edeceğiz. Meclis’in kürsüsünden, basın toplantılarından dışarıdaki halk ile yaptığımız buluşmalardan, bire bir yaptığımız görüşmelere kadar. Bütün konuşmalarımızla iktidarla örgütün yani Fetullahçı Örgütü’nün memnu aşkını her yerde ifade etmiş olacağız.

Türkiye’yi AK Parti ile FETÖ’nün bu gayri meşru ilişkileri, yani yasak aşkları bu hale getirdi. O yüzden bu problemin çözümü için bu birlikteliği biz her platformda dile getireceğiz.

Yorumlar
Yükleniyor...

ZERnews daha iyi kullanıcı deneyimi için çerezler kullanır. ANLADIM Daha fazla oku...