Biz Kürtler HDP üzerinden düşmanlarımıza mı oy vermiş olduk!? – Mirza Mihemed

Kürtler halen Dersim, Zilan… Seyid Rıza, Şeyh Said… yasını tutarken son zamanlarda gerçekleşen bir gelişme “Kürtler HDP üzerinden Kürdistan düşmanlarına mı oy derdi?” sorusunu akla getiriyor. HDP’den seçilen iki milletvekili; Erkan Baş ve Barış Atay’ın Kemalist (Antikürt) Türkiye İşçi Partisi (TİP)’e geçmesi tartışmalara sebep oldu. Bu bağlamda Selahattin Demirtaş ve Roboski davasına karşı oynanan derin oyunu makalemizde ele aldık.

Makale: Mirza Mihemed

Örneğin Sosyalist olduğunu öne süren ancak gerçekte Kemalist olan yani Kürdistan düşmanı olan TİP’in 30 Ağustos’taki açıklaması şöyledir:

Emperyalist işgale karşı direnişi zafere taşıyan yoksul Anadolu halkını, bağımsızlık savaşını yöneten Meclis’i, Mustafa Kemal ve mücadele arkadaşlarını saygıyla anıyor, #30AğustosZaferBayramı’nı kutluyoruz. İşgalcilere ve işbirlikçilere karşı mücadelemiz yeni zaferlere ulaşacak.

TİP’in aslında Sosyalist değil Kemalist olduğunu gösteren bazı yukarıdaki mesajına verilen cevaplar ise şöyle:

Aslında TİP; Kürt kadınlarına tecavüz eden, çocuklarını diri diri gömen, yaş ve cinsiyet farkı gözetmeksizin soykırımdan geçiren bir zihniyete tekabül ediyor. Dersim’de ailelerinden koparılarak el konulan Alevi – Kürt kız çocuklarının acılarını kim unutabilir ki!

Kürtler bunlara sesiz kalınca ne oluyor?

Bir örnek ile açıklamak gerekirse, Şeyh Said direnişi döneminde Kürtlere kan kusturan bir komutanın oğlu Ertuğrul Kürkçü HDP’den milletvekili oldu. HDP’nin yani Kürtlerin, Avrupa Parlamentosu temsilcisi olarak görev aldı. Cizre, Şırnak, Silopi, Sur, Nusaybin… kentleri imha edilirken Avrupa Birliği (AB) Türkiye’yi durdurmak için harekete geçmiş, Kürtler adına orada bulunan Ertuğrul Kürkçü engel olmuştu. Kürkçü Özgür Politika Gazetesi’ne yaptığı açıklamada “AB’nin Türkiye’ye zarar vermesine izin vermedik, biz Türkiye’ye çok en büyük hizmeti veriyoruz” demişti.

Medeni ülkelerde soykırım yaptıkları bilinen liderler, yöneticileri övmek yasakken, nedense değişik derin vesilelerle halkımız soykırımcılarına taptırılabiliyor.

Sonra ne mi oldu!? Bu derin zihniyet işbirliği ile önce Tahir Elçi‘yi ortadan kaldırdı, sonra da Şırnak Barosu Başkanı Noşirevan Elçi ile işbirliği içinde Roboski davasını sattı; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)’de bu suçu işleyenlerin yargılanmasına bilinçli olarak izin verilmedi. Roboski’li aileler Ankara’da HDP Genel Merkezi’ne gittiklerinde başta Ayhan Bilgen ve diğer yöneticiler tarafından çok soğuk karşılandı, adeta “Sizi artık görmek istemiyoruz” denildi.

Yaptığımız araştırmalara 1990’lı yıllardan beri Kürtlere karşı Türkiye yöneticilerinin işlediği tüm İnsanlık Suçu davalarını bu zihniyet devlete son anda satmıştır.

Ve emin olun danışıklı dövüşle Selahattin Demirtaş’ı içeri atanlar bunlardır. Şimdi de etkisiz hale getirmek için çaba harcıyorlar. Bu noktada, Selahattin Demirtaş gibi hendek savaşına karşı olan, o yıkımı durdurmak için çaba gösteren bütün HDP’lilerin tutuklandığı veya aday gösterilmediğinin farkında olmak lazım. Yani bu derin oyunu görmek lazım.

Kürtlere yıkım, iktidara daha fazla güç ve oy getireceğini bilen Selahattin Demirtaş, hendeklerin kazılmasını engellemek için kent kent dolaşmış, mücadele etmişti.

HDP’li Kürtler tepkisini ortaya koymalıdır. Artık katliamcılarına, düşmanlarına taviz vermemesi gerek.

Selahattin Demirtaş’ı günlük hayatta, sosyal medya ve tüm platformda ön plana çıkarması lazım. Unutulmamalıdır ki 20 yüzyılda Kuzey Kürtlerinden ön plana çıkan en önemli lider olan Selahattin Demirtaş’ın imha edilmek istenmesi ile aslında Kürtlerin verdiği bunca ağır bedeller Kemalistlere yani anti Kürt iktidarların yan cebine eklemlenmek amaçlanıyor; Kürt kimliği ve davası imha edilmek isteniyor!

Not: Yazarın bu makaledeki görüşleri ZERnews‘in yayın politikasını yansıtıyor olabilir.

Yorumlar
Yükleniyor...

ZERnews daha iyi kullanıcı deneyimi için çerezler kullanır. ANLADIM Daha fazla oku...