“Kürt meselesi evrensel bir meseledir”

İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Kurulu’nda konuşan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, toplumsal muhalefete ortak mücadele çağrısı yaparak, “Bütün meselelerimiz ortaktır, çözümü de ortaktır. Kürt meselesinin çözümü demokrasi meselesinin çözümüdür” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, İnsan Hakları Derneği (İHD) 19. Genel Kurulu’nda konuştu. Temelli, İHD’nin özgürlük ve demokrasi mücadelesinin kendilerine güç katacağını ve öncülük edeceğini söyledi.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre; Temelli, “Geride bıraktığımız 32 yıla baktığımızda, özellikle 12 Eylül döneminde bizler Onlarca arkadaşımızı yitirdik. Vedat Aydın, Tahir Elçi, Mehmet Sincar ve daha onlarcasını yitirdik. Onlarca arkadaşımız çok ağır bedeller ödediler. Ciddi insan hakları ihlalleri ile karşılaştılar. Onların önünde saygı ile eğiliyorum” diye konuştu.

Temelli, 12 Eylül darbesinin her zaman kendisini tekrardan var ettiğini belirterek, “12 Eylül rejiminden kurtulmaya çalışırken bu rejimin nasıl kendisini yeniden ürettiğine tanıklık ettik. Ta ki AKP’ye kadar. 15 Temmuz darbesini Allah’ın lütfu olarak görüp 20 Temmuz darbesi ile bu örtü kalktı ve faşizmin gerçek yüzüyle karşılaştık. AKP aslında otoriter rejimi inşa ederken insan hakları ihlallerinde şampiyonluğu kimseye terk etmiyor. Demokratikleşme meselelerini tartışamaz hale geldik. En temel insan hakları üzerinden bir mücadele sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

‘CUMHURBAŞKANI’NIN CEKETİNİ BEĞENMEMEK BİLE SUÇ’

İfade özgürlüğünün tümden ortadan kaldırıldığını belirten Temelli,  “Öyle ironik sahnelerle karşı karşıyayız ki; bugün en fazla dava konusu yapılan mesele Cumhurbaşkanına hakaret etme meselesidir. Cumhurbaşkanın ceketini beğenmemek bile dava konusu olabilir. Buna karşı mücadele ettiğinizde bu ceberut devletin şiddetiyle karşılaşıyoruz” dedi.

“Baskılara karşı başımızı öne eğmeyeceğiz” diyen Temelli, “Biraz önce olduğu gibi Barış Annelerinin, Cumartesi Annelerinin yaptığı gibi buna karşı mücadele edeceğiz. Galatasaray Meydanı bir hakikat ve hafıza meydanıdır ve ondan vazgeçmeyeceğiz” ifadesinde bulundu.

‘BİRBİRİMİZE KARŞI MUHALEFET EDECEK ZAMAN DEĞİL’

Toplumsal muhalefete ortak mücadele çağrısı yapan Temelli, şunları söyledi: “Bugün yaşanan açık faşizmdir. 24 Haziran bu açık faşizmin kurumsallaşacağı bir süreçti buna hep birlikte engel olduk. Yan yana gelmek asgari müştereklerde buluşmak bir zarurettir. Artık birbirimize karşı muhalefet edecek zaman değildir. Tüm muhalefet güçlerinin bu iktidara karşı yan yana gelme ve büyük buluşmayı gerçekleştirme zamanıdır. İHD 32 yıllık mücadelesi ile bize bunu öğretiyor. Bir yerde insan hakları ihlali varsa bu ihlale karşı yan yana gelmezsek bu, hepimizin hakkının gaspıdır. Bu engellemezse bu zulüm herkesin kapısını çaldığı gibi gelip sizin kapınızı da çalar.”

‘REHİNE HUKUKU UYGULANIYOR’

Temelli, konuşmasını şöyle sürdürdü: “4 Kasım siyasete yönelik darbedir. 4 Kasım Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve İdris Baluken gözaltına alındığında aslında siyasete çok büyük darbe vuruldu. Ondan önce bu ülke öyle bir şeye şahitlik etti ki parlamenterlerin eliyle bir Anayasa suçu işlendi. Arkadaşlarımız cezaevine konuldu. Bugün karşı karşıya olduğumuz durum bir hukuk ihlalinin ötesinde tıpkı arkadaşlarımıza uygulanan muamelede olduğu gibi intikamcı anlayış ile bir rehine hukukudur.

CEZAEVİNDEKİ ARKADAŞLARIMIZ GÜÇ KATIYOR

Arkadaşlarımız iki yıldır ne ile suçlandıkları bile beli olmadan rehin tutuluyor Sadece vekil arkadaşlarımız mı? Tam 96 belediyemize kayyum atandı, yüzlerce belediye eş başkanımız ve belediye meclis üyemiz tutsak. 6 binden fazla parti üyemiz cezaevindedir. Ama onların dik duruşları, mücadele azim ve kararlılıkları bize güç katıyor ve bununla insan hakları özgürlük mücadelemizi sürdürüyoruz.”

‘MESELELERİMİZ VE ÇÖZÜMLERİ ORTAKTIR’

Temelli, bütün özgürlük alanlarının ortadan kaldırıldığını belirterek, “Bunu yaparken en önemli fay hattını canlı tutuyor. Savaş ve şiddet ortamında bütün bu halk gasplarını meşru kılmaya çalışıyor. Bu meselenin adı Kürt meselesidir. Kürt meselesi bütün meselelerin ortak kesimidir. Bugün Türkiye’de kadına yönelik şiddet, emekçi haklarının gaspı mı var? Bütün bu saldırıları yaparken Kürt savaşını, Kürt düşmanlığını getirerek bu saldırıları gerçekleştiriyor. Bütün meselelerimiz ortaktır, çözümü de ortaktır. Kürt meselesinin çözümü demokrasi meselesinin çözümüdür” diye konuştu.

‘KÜRT MESELESİ ARTIK KÜRESEL BİR MESELEDİR’

Temelli, şöyle devam etti: “Kürt meselesi artık bu ülkenin de sorunu da değildir küresel bir meseledir. Ortadoğu’daki sorunların çözümü Kürt meselesinin çözümünden geçer. Bu sorunları merkezinde Kürtleri görmek tesadüfi değildir. Ortadoğu’daki sorunların çözümü, küresel sorunların çözümü için Kürt meselesi belirleyicidir. O gün bugün barışa tecrit uygulanmaktadır. O yüzden bu ağırlaştırılmış tecrit ile çözümsüzlük dayatılmaktadır.

Bu iktidar Kürt referandumuna karşı çıkarken, Efrin’e saldırırken yegane amacı çözümsüzlükten beslenmektir. Bununla mücadele etmek istiyorsak kendi alanlarımıza çekilerek değil, topyekûn mücadele etmeliyiz, cesaretli olmalıyız. Bunu başaracağız. Resmi ırkçılığın peşine takılanlara inat bunu başaracağız. Bu ittihatçı ve tekçi zihniyete karşı hangi kökenden olursa kadim halkların yan yana duruşu, demokratik siyaset iradesi yol göstericidir.”

‘SURİYE HAKLARI KARARI VERECEK’

Avrupa ülkelerini, Türkiye ile sadece iktisadi temelde ilişki kurması ve göçmen politikasında yetersiz kalınması konusunda eleştiren Temelli, “ Öncelik insan haklarında, hukuk devletinde, kuvvetler ayrılığında olmalıdır” dedi. İstanbul’daki Dörtlü Zirve’ye de tepkisini dile getiren Temelli, “Halklarla alay etmektir, fıkra anlatmaktır. Suriye halklarının olmadığı bir masada çözüm aramak. Suriye halkları Suriye’nin geleceğine karar verecek. Tıpkı Türkiye halklarının Türkiye’nin geleceğine karar vereceği gibi” dedi.

Temelli, son olarak şu ifadeleri kullandı: “Şimdi yine seçim yaklaşıyor. Her seçimde olduğu gibi kendi siyasi ikbali uğruna insanları düşmanlaştırmak için her türlü yöntemi deneyen bir iktidar var karşımızda. Yine saldırılara başladı. Her türlü hak ihlalini meşru görerek saldırıyor. Kürt sorununu çözümsüzlük girdabına hapsederek siyasi iktidarını uzatmaya çalışıyor. Tabi ki seçimler bizim için önemli uğraklar ama önemli olan, asıl olan demokrasi mücadelemiz. Tıpkı 32 yıldır İHD’nin yaptığı gibi 40 yıldır sürdürdüğümüz mücadelemizde olduğu gibi hep birlikte yan yana omuz omuza bu ceberut iktidara karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.”

Yorumlar
Yükleniyor...