Kerkük’te neler oldu, Kürdistan’ı neler bekliyor? – Saro Qadir

Şu an Kürtler zor bir durumda, feci bir durum var. Irak Hükümeti Kürdistan halkına karşı silah kullanmak istedi, YNK içindeki Hiro Talabani grubu cephede Kürdistan Yönetimi’ne karşı askeri darbe yaptı. Bu ulusal duruşun aksine bir gelişme oldu. KDP‘nin ise iç savaş tehlikesi karşısında eli kolu bağlandı.

En önemlisi Kerkük askeri darbesi Kürdistan Devleti’nin ilanını hızlandırmış oldu.

Makale: Saro Qadir / ZERnews

Bu Kürdistan toprağının bütünlüğüne, referandumun bağımsızlıkla tacalandırılmasına karşı bir darbeydi.

Bu iki parti arasında gerçekleşen bir durum olsaydı, iç mesele olarak değerlendirecektik. YNK’nin KDP’ye karşı böyle bir darbe yapmasını gerçekleştirecek bir durum da yoktu. Çünkü daha dün KDP ile YNK arasında sorunsuz çok iyi bir ittifak yapıldı.

Bu açıkça dış güçlere, işgalcilere destek vermek için yapılan bir darbeydi.

Bu darbeye uluslararası güçler ve komşu devletler kesinlikle destek verdi. Örneğin İran askeri ile, istihbaratı ilke, ağır silahları ile bunların içinde. Gerisinde değil omuz omuza…

Daha dün İranlı General Kasım Süleymani YNK’nin merkezi Süleymaniye‘deydi. Çok defa Süleymaniye’den Kerkük’e getiriliği götürüldüğü biliniyor.

Şu an Irak mezhepçi bir devlet yapılanmasıdır. Irak’ın emrinde en tehlikeli mezhepçi örgüt Haşdi Şabi bulunuyor. IŞİD sonrası en tehlikeli terör örgütü olmaya doğru gidiyor.

Maalesef bazı Kürdistan askerleri bunlarla ve İran ile beraber hareket etti.

Hakikaten İran geldi, Irak devletinin desteğiyle, en tehlikeli terör örgütü Haşdi Şabi’nin katılımıyla Kürdistan’ın bir kısmındaki askeri ahengi sarstı.

Bizim aramızda bu askeri düzenin sarsılması tecrübesi var. Hatırlayalım daha önce yine İran Kürdistan’daki askeri ahengi YNK’yi kullanarak sarstı. Yine aynı şeyi yapıyor.

Şu açık ki, işgalci dört komumuzu Kürdistan’daki bu askeri ahengin sarsılmasında rol oynadı.

Kürdistan halkına düşen ise kendisini ülkesini savunmaya hazır etmesidir. Çünkü Irak’ın bu girişimi Kerkük ile sınırlı kalmayacak.

Küridstan Peşmerge Güçleri’ne güvenmemiz gerektiği gibi, dış dostlarımıza da güvenmemiz lazım. Zaten Kürdistan uluslararası terörün önündeki bir settir.

Kürdistan 1.100 kilometrelik bir cepheye komuta etti.

Şimdi de Kürdistan ülkesi IŞİD’in varisi olan İran Pasdarları, Haşdi Şabi ve Irak ordusunun saldırısı altındadır.

Şuna emin olun ki, dünya bu gelişmelere karşı sessiz kalmayacaktır.

ABD İran’ın askeri gücü Pasdarları terör listesine aldıktan saatler sonra, Pasdarlar ve kendisine bağlı Haşdi Şabi Kerkük’e saldırdı. Bu sadece Kürdistan’a karşı değil, ABD’nin çıkarlarına karşı da bir darbeydi. İran şu an ABD’nin çıkarlarına Ortadoğu’daki en büyük darbeyi yaptı.

ABD’li yetkililerin sosyal medya paylaşımlarına baktığımızda kendileri de Haşdi Şabi ve Irak ordusunun Kerkük’e saldırmasından rahatsız. “Kütler dostumuz, Haşdi Şabi çok tehlikeli bir örgüt” dediler.

Yugoslavya, Bangladeş gibi ülkelerde de bunlar yaşandı. Başkenti bile alan ordular Uluslararası kararlar ile çekildiler.

Öyle inanıyorum ki, Kerkük’te bu olanlar kabul etmeyecek. Dünya güçleri Irak ordusu,  İranlı general Kasım Süleymani, YNK, Asaibi Ehli Hak, Abadi Güçleri cephesini muhattap kabul edecek değildir. Çünkü bunlar çok tehlikeli bir birliktelik oluşturdular.

Eğer dünya güçleri Kürdistan’ı bu cepheye peşkeş çelerlerse hem çıkarları darbe alacaktır, hem de bölgede terörizm hortlayacaktır.

Bakın bazı Peşmergeler hemen geri çekildi, direnen diğer güçler bir kaç saat önce çekilmek zorunda kaldı.

Dikkat ederseniz darbeyi gerçekleştiren, Haşdi Şabi safına geçen darbeci YNK komutanları, neden çekildiklerini açıklamak yerine, direk KDP ve Başkan Mesut Barzani’yi tehdit ettiler.

Hedef sadece Kerkük değildi. YNK ve KDP’yi de çatıştırmaktı. Bunun için girişimlerde de bulundular. Ancak KDP buna yanaşmadı. KDP başarılı bir şekilde iç savaşın çıkmasına izin vermedi.

Kürdistan Medyasına bir görev düşüyor. YNK, Asayibi Ehli’l Hak ve Şii Haşdi Şabi’nin iç savaş çıkarma girişimlerini boşa çıkarmak için çalışmalıdırlar, Kürdistan’da en az merminin patlaması için mücadele etmelidir.

Kürdistan siyasi yönetim Kürdistan halkının güvenliğini iyi sağlamalı, Kerkük’ün kurtarılması için çalışmalı, YNK’yi de bu terör odaklarından kurtarmalıdır.

Bu savaşı kazanan YNK olmadı, YNK kaybetti. Kazanan Asaibi Ehli’l Hak, Kasım Süleymani ve Haşdi Şabi oldu. Maalesef bu acı bir gerçek.

Bu noktada YNK siyasi yönetiminini makul bir şekilde eleştirmeli, uyanlamalarını sağlamalıyız.

Biz öğleye kadar acaba neler oluyor diye şaşırarak baktık. Çünkü bu bir darbeydi.

bazı YNK’liler iki idareli Kürdistan’ı değil, iki Kürdistan Bölgesi istiyor. Süleymaniye’yi katarak başka bir Kürdistan Bölgesi hedefleniyor.

Şunu da belirteyim, YNK ne kadar isterse istesin KDP onlarla savaşmayacak, iş savaşın başlamasına müsade etmeyecektir.

Şimdi akşam oldu neyin ne olduğunu yeni anladık; Hedef referandumu bitirmek, hedef iç savaştır, hedef iki ayrı Kürdistan bölgesi oluşturmaktır.

İran ve Abadi’nin amacı Kerkük’ü müstakil bir vilayet yapmak, Süleymani’yeyi Kürdistan’dan ayırarak başka bir bölge yapmak. Erbil ve Duhok’u da viran etmektir.

Bu bir niyettir, ancak hiç gerçekleşmeyecek bir niyet.

ABD ve Koalisyon Güçleri “Savaşı başlatan taraf kim olursa olsun ona saldıracağız” demişti. Ancak İran Irak ve YNK’ye rehberlik ederek Kerkük’e savaşsız girdi.

Onun için ABD müdahale etmedi, çünkü savaş çıkmadı.

Şu da bilinmelidir ki Avrupa’da dostlarımız var, Suudi Arabistan başta olmak üzere bütün Sünni Arap ülkeleri bu süreçte Kürdistan’ın dostudur. Diğerlerini de söylemeye gerek yok.

ABD tartışsa da dostlarını bırakmaz. Trump ve muhalifler Kürtlerin yanındadır. Sadece Dışişleri Bakanlığı kendi çapında açıklamalar yapıyor.

En önemlisi Kerkük darbesi Kürdistan Devleti’nin ilanını hızlandırmış oldu.

Savaşla veya uluslararası baskı ile Kerkük’ün tekrar Kürdistan Yönetimi’ne geçeceğini ön görüyorum.  Saro Qadir / ZERnews



SERO QADIR’IN DİĞER MAKALELERİ İÇİN BURAYI TIKLAYIN

YAZAR MAKALELERİ İÇİN BURAYI TIKLAYIN

Yorumlar
Yükleniyor...

ZERnews daha iyi kullanıcı deneyimi için çerezler kullanır. ANLADIM Daha fazla oku...