Fehim Taştekin yazdı: İdlib Zehirlenmesi ve Fırat’ın Doğusu

Türkiye Haberleri – ZERnews: Gazeteci yazar Fehim Taştekin, kaleme aldığı bugünkü yazısında, Rusya, İran ve Türkiye’nin bir araya geldiği Tahran Zirvesi’ni değerlendirdi. İdlib’in gündem olduğu zirvede Türkiye’nin istediğini alamadığını söyleyen Taştekin, “Fırat’ın Doğusu” konusuna da değindi.

Gazete Duvar’da yer alan ve “İdlib zehirlenmesi” başlığını kullanan Taştekin’in yazısının ilgili bölümü şöyle oldu:

“…İdlib, fırtınaya yakalanan Ankara-Washington hattını sabitlemeye yarayacak küçük bir kanca gibi de duruyor. Tabii şu an eski denkleme dönmenin koşulları yok. ABD’nin Suriye’deki varlığını sürdürme planı bir bahane ve bir hedefe bağlandı: Bahane IŞİD’in hâlâ bitirilmemiş olması, hedef ise İran’ın geriletilmesi. Türkiye, İran ve Rusya ile ortaklığını derinleştirirken Amerikan stratejisiyle arasını epey açmış oldu.

Üstelik Astana ortakları, Fırat’ın doğusunda Kürtlerle işbirliği yapan Amerikan askeri varlığına karşı ortak vurguyu daha da belirgin hale getirdi. İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani “ABD’yi Fırat’ın doğusundan çıkmaya zorlayalım” derken bu tartışma bildiride şöyle karşılık buldu:

“Terörle mücadele kisvesi altında sahada yeni gerçeklikler yaratılmasına dair her türlü girişim reddedildi. Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü ile komşu ülkelerin ulusal güvenliğini zayıflatmayı amaçlayan ayrılıkçı gündemlere karşı durma kararlılığı ifade edildi.”

Erdoğan’ın “Türkiye, özellikle Suriye’nin siyasi, coğrafi gerçek bütünlüğü sağlanana kadar bölgedeki varlığını korumakta kararlıdır” sözünde de ABD’ye gönderme var.

Bu söz, aynı zamanda Erdoğan’ın İdlib’in ötesinde pazarlık çıtasını hayli yükseğe koyduğunu ve Suriye ile ilgili heveslerinden kolayca vazgeçmediğini gösteriyor. Erdoğan, Suriye’de istediğini alıncaya kadar silahlı grupların elimine edilmesini ve yasal güçlerin sınırlara kadar kontrolü yeniden ele almasını istemiyor. Bunu ABD ve Avrupalı aktörler de istemiyor. Suriye’yi çökertme planı başarısız olduğu halde bu ülkenin istikrarını olabildiğince pahalıya getirmek niyetindeler. Erdoğan ayak diredikçe onlar da faturayı nasıl artıracaklarının hesabını yapıyor. Kimyasal tezgah da hesap dahilinde. Bu minvalde İdlib’de fırtınanın tersine dönme ihtimali Rusya açısından Astana masasını hâlâ değerli kılıyor. Bu da belli yerlerde Türkiye’nin suyuna gitmeyi gerektiriyor. Türkiye ise bu dehşet denge üzerinden kazandığı manevra alanında zihinsel zehirlenme yaşıyor. En vahimi, tehlikeli örgütlerin kullanışlı kartlar olabileceği ve bu oyunu sonsuza kadar sürdürebileceği vehmidir.”

Yorumlar
Yükleniyor...

ZERnews daha iyi kullanıcı deneyimi için çerezler kullanır. ANLADIM Daha fazla oku...