Beethoven’den Napolyon’a demokrasi dersi ve Eroica – BEDEL BOSELÎ

Dünyanın dört bir yanından 151 orkestra şefi tarafından yapılan oylamada Beethoven’ın “Eroica” olarak adlandırılan 3. senfonisi “tüm zamanların en iyi senfonisi” seçildi. Bu senfonin özgürlük, adalet ve barış üzerine çok ilginç; trajikomik bir hikayesi var. Alman besteci Ludwig van Beethoven bu senfoniyi neden önce Napolyon’a adadı ve daha sonra onun isminin üzerini karaladı, o hışımla karalerken kağıt yırtıldı? Ve neden Ölüm Marşı’nı ikinci bölüme ekledi?

Bunun yanı sıra makalede güç ve iktidarın insanı nasıl yoldan çıkarabildiğini çarpıcı bir şekilde örnekleyeceğiz.

Makale: Bedel Boseli
“Prens! Sizin asaletiniz doğuşunuzdaki tesadüfe bağlıdır. Oysa ben kişiliğimi kendim oluşturdum. Yeryüzünde yüzlerce prens var, daha binlercesi de gelip geçecek, ama bir tane Beethoven var!” diyen Beethoven için Mozart “Bu çocuğun önünde, bütün dünya ayağa kalkacak!” demişti.

Çalışırken, spor yaparken, gezerken, uyurken sürekli, her seferinde aynı heyecanla Beethoven’in 3. ve 9. senfonilerini dinlerim. Hayatımın çoğunluğu bu iki eserin mest eden gölgesinde geçer.

İlkokul çağında başlayan klasik müzik tutkum, Pazar günleri TRT’nin sunduğu seçenek ile sınırlıydı. Ancak daha sonra teknolojinin gelişmesiyle sınırsız seçeneklere sahip olmamla beraber Beethoven’in 3. ve 9. senfonilerine adeta saplandım kaldım. Daha sonra bu iki eserin “tüm zamanların en iyi senfonisi” sıralamasında birinci ve ikinci sırada yer almaları beni şaşırtmıştı.


Bir gün sık sık dinlediğim bu senfonilerin tarihi arkaplanına bakmak istedim. Böylece çok ilginç ve insani değerler adına hoşuma giden bilgilerle karşılaştım. Şimdi de bu bilgilerin bir kısmını paylaşmak istiyorum.

EROICA (3. SENFONİ), BEETHOVEN VE NAPOLYON’UN İLGİNÇ HİKAYESİ

18 Mayıs 1804’te dünyaya gelen Napolyon Bonapart, 10 yaşındayken Fransa’da ailesi tarafından askeri okula verildi. henüz 16 yaşındayken mezun olup orduda subay olarak göreve başladı.
O zaman ülkesi Korsika Fransa tarafından işgal edildiği için Fransa’ya karşı özgürlükçü bir tutum içindeydi. Ülkesi Korsika’nın bağımsızlığına kavuşması onun hayallerini süslüyordu. Bu yaklaşımı onu demokrasi, özgürlük ve adaleti içselleştirmeye itti.
Kendisi dini şüpheler içinde olsa da dini özgürlüklerden yanaydı, yani dini faaliyetleri yasaklama girişiminde bulunmayı yanlış buluyordu. Bunun yanında yönetime gelmeden önce adalet, özgürlük ve barış için mücadele ediyordu.

Fransız Devrim Savaşları ve tarihte “Napolyon Savaşları” olarak adlandırılan savaşlar döneminde Fransa ve tüm Avrupa’yı etkisi altına aldı. Girdiği hemen hemen tüm savaşları kazanan Napolyon’un savaş teknikleri dünyanın her yerinde savaş okullarında ders olarak okutulur.

Tüm Fransa ve Avrupa genelinde özgürlükçü; liberal reformların uygulanmasını sağlayan Napolyon, feodalizm ile mücadele ederek, feodal kanunları ortadan kaldırdı. Eğitime yönelik devrimci bir yaklaşım sergileyen Napolyon yeni bir halk eğitim sistemi inşa etmiş, yahudiler ve dini azınlıklara özgürlük sağlamıştı.

Gelişmekte olan orta sınıfın yasalar önünde eşitliğini sağlayan Napolyon, dini otoritelere karşı devletin gücünü merkezileştirmiştir. En kalıcı hukuki başarısı, Doğu Asya’da Japonya’dan, Kuzey Amerika’da Québec’e kadar dünyadaki hukuk sistemlerinin dörtte birine çeşitli şekillerde uyarlanmış olan Kod Napolyon adlı kanun metnini hazırlatmasıdır.

Napolyon 17 Mart 1805’te yönetime gelince kendini İmparator ilan etti. Yani bütün gücü elinde bulundurarak demokrasi, adalet ve insan hakları konularında yanlış bir yola saptı.

Senfonik müzik dehası Beethoven, henüz kendini imparator ilan etmeyen Beethoven’e ithaf etmek üzere 3. senfonisini besteliyordu. Napolyonun birleştirici, devrimci ve demokratik mücadelesini destekleyen Beethoven bu devrimci kahramanlık temalı çalışmasını ona ithaf edecekti.

Napolyon’un ele geçirdiği yerlerde seçim yapmadan temsili organlar ataması, büyük zaferler sonucunda elde ettiği askeri güç ile kendini İmparator ilan etmesi Beethoven’i şok etmişti. Napolyon’un özgürlük ve adalet temalı Fransız Devrimi’nin ilkelerini Avrupa’da yaymasını beklediği Napolyon onu hayal kırıklığına uğratmıştı.

Bu gelişme karşısında sinirlenen Beethoven “O da sadece sıradan alışılmış biri değil mi? Şimdi bütün insan haklarını ayaklar altında alacak, yalnızca kendi ihtirasını tatmin edecek, kendini herkesten üstün görüp bir Tiran olacak” diye yakındı.

Beetohoven 3. Senfoni yani Eroica’da “Napolyon’a ithaf” ettiğine ilişkin bir giriş yazmıştı. Napolyon’un adını büyük bir hışımla karalamış, öyle sert karalamış ki söz konusu kağıdı yer yer yırmış.

İddialara göre; Bu Senfoninin ikinci bölümüne “Ölüm Marşı”nı koymasındaki amacı “Napolyon benim için ölmüştür” duygusuydu.

Bestede ithaf sayfalarını tamamen yırtıp atan Beethoven, “vücudu hala yaşadığı halde ruhu çoktan ölmüş olan bir büyük adamın hatırasına hürmeten…” diye yazarak, bestenin adını “Eroica Senfonisi” (Kahramanlık Senfonisi) olarak koydu.

Beethoven’in duyma sorunları vardı yaşı ilerledikçe duyma yetisini iyice kaybetti. Böylece toplumla arasına perde girdi, kendini duyguları ve hayal dünyası ile baş başa bıraktı, tabiata yöneldi. Denilebilir ki duymadan bestelediği eserleri insan üstü bir yeteneğin icrasıdır; Ortaya çıkan eserler insan zekasının sınırlarını aşıyordu. Öyleki hiç duymadığı halde bestelediği eseri Avrupa Birliği’nin marşı olarak kabul edildi.

Video: Avrupa Birliği marşı / Beethoven 9. Senfonisi’nin bir bölümünden oluşuyor

<iframe allowfullscreen=”” class=”YOUTUBE-iframe-video” data-thumbnail-src=”https://i.ytimg.com/vi/Jo_-KoBiBG0/0.jpg” frameborder=”0″ height=”266″ src=”https://www.youtube.com/embed/Jo_-KoBiBG0?feature=player_embedded” width=”320″></iframe>

Sözleri:


Kardeş olun ey insanlar
Bunu ister tanrımız, 
Bu dünyada herşey geçer
Yalnız sana dost kalır
İnsanlığa doğruluğa
Göğsünü aç korkmadan
Hür doğmuştur insanoğlu
Hür yaşamak hakkıdır

EROİCA SENFONİSİ (3. Senfoni)

Beethoven bu eserini bestlemeye 1802’de Viyana’da başladı, 1803’ün sonunda bitirdi. Bu yeni çalışmasının konusu devrim olmakla beraber kendisi de devrimci bir yaklaşımla yep yeni bir senfoni tarzı ortaya koydu.

Kulakları bu değişikliğe alışamayan halk ilgi göstermedi. Öyle ki usta müzik sanatçıları dahi başarısız ve karmaşık buldukları için Beethoven’in bu saatten sonra müziği bırakması gerektiğini öne sürmüştü. Ancak daha sonra bu karmaşık gibi görünen eserde müthiş bir ahengin, kusursuz matematiksel düzenin olduğu ortaya çıkacaktı.

Bu senfoninin özellikle girişinde uyumsuzluk olduğu düşüncesi hakim olabiliyor. Nitekim Beethoven’in yardımcılarından Ferdinand Ries çalışma sırasında bir çalgıcının yanlış çaldığını düşünerek suçlamış “Bu salak saymayı bilmiyor mu!?” diye çıkışmıştı. Bunun üzerine Beethoven bu hataya düşen yardımcısını affetmedi.

Beetohoven’e en sevdiği yapıtı sorulduğunda her seferinde “Eroica” cevabını vermiştir.

Eroica Senfonisi dört bölümden oluşur:

I. Allegro con brio
II. Marcia funebre: Adagio assai
III. Scherzo: Allegro vivace
IV. Finale: Allegro molto

1. Bölüm (Allegro con brio) 

<iframe allowfullscreen=”” class=”YOUTUBE-iframe-video” data-thumbnail-src=”https://i.ytimg.com/vi/W-uEjxxYtHo/0.jpg” frameborder=”0″ height=”266″ src=”https://www.youtube.com/embed/W-uEjxxYtHo?feature=player_embedded” width=”320″></iframe>

Orkestranın iki “fortissimo” akorundan sonra viyolonsellerin sunduğu ana “tema” ile girer; bu parçacık kâh gerilimli, kâh neşeli, kah acılı karakterlerle belirerek bölümü kapsayacaktır. İkinci “tema”nın sunuluşunu birbirine bağlı müzik örgüleri ve üçüncü tema izler. Bölüm bu tema’nın umulmadık tekrarıyla “coda”ya ulaşır.

2. Bölüm (Marcia Funebre : Adagio assai). 

<iframe allowfullscreen=”” class=”YOUTUBE-iframe-video” data-thumbnail-src=”https://i.ytimg.com/vi/6l_bPmJifV4/0.jpg” frameborder=”0″ height=”266″ src=”https://www.youtube.com/embed/6l_bPmJifV4?feature=player_embedded” width=”320″></iframe>

Müzik edebiyatında eşine kolay rastlanmayan güzellikte bir “ölüm marşı” dır. İki tema ile işlenmiş bu lirik parçanın senfonide neden “ölüm marşı” olarak yer aldığı hala tartışılan bir konu olarak kalmıştır.

3. bölüm (Scherzo: Allegro vivace, Trio)

<iframe allowfullscreen=”” class=”YOUTUBE-iframe-video” data-thumbnail-src=”https://i.ytimg.com/vi/u0eWcb1_uGM/0.jpg” frameborder=”0″ height=”266″ src=”https://www.youtube.com/embed/u0eWcb1_uGM?feature=player_embedded” width=”320″></iframe>

Eski senfoni yapısında “menuetto” nun yerine geçen gerçek anlamda bir “Scherzo”, bir av partisidir.

Dördüncü bölüm (Finale: Allegro molto), sonat biçiminde, çeşitleme dizisiyle süren, başlıca iki “tema”dan kurulu bir parçadır. Bir tür zafer şenliğiyle senfoniyi tamamlar.

Yorumlar
Yükleniyor...

ZERnews daha iyi kullanıcı deneyimi için çerezler kullanır. ANLADIM Daha fazla oku...